Mardin’ de gezilecek yerler;
Deyrulzafaran Manastırı

Mardin’in 4 kilometre doğusunda, ovaya hâkim bir konumda yer alan Deyrulzafaran Manastırı, M.S.5. yüzyılda Süryaniler tarafından inşa edilmiş. Tamamlanmasının ardından yüzyıllar içerisinde yapılan eklentilerle bugünkü görünümünü kazanan manastır, 1932’ye kadar Süryani Ortodoks patriklerinin ikametgâhı olarak kullanılmış. 52 patriğin mezarlarının bulunduğu dini yapının en önemli kısımlarını Mor Hananyo (Kubbeli), Meryem Ana kiliseleri ile Azizler Evi ve Güneş Tapınağı oluşturuyor.
Mardin Kalesi

“Kartal Yuvası” adıyla da anılan Mardin Kalesi, günümüze ulaşan son görünümünü 10. yüzyılda Hamdaniler’in çalışmalarıyla elde etmiş. 1.600 yıllık geçmişe sahip olan askeri yapı, stratejik konumu sayesinde bölgeyi elinde tutmak isteyen tüm medeniyetler tarafından kullanılmış.
Zinciriye Medresesi
Bölgeyi istila eden Moğol ordusunun burada hapsettiği Sultan İsa’nın adıyla da anılan Zinciriye Medresesi, 1385 yılında inşa edilmiş. İki katlı ve iki avlulu olarak tasarlanan dini yapı, özellikle girişindeki taş işlemelerdeki ustalıkla dikkat çekiyor. Elverişli konumu nedeniyle geçmişte rasathane olarak kullanılan tarihi yapının içerisinde Sultan İsa’nın türbesi ve birçok eski kitabe yer alıyor.
Mardin Müzesi

Asurlar’dan Osmanlılar’a kadar bölgeye hükmetmiş medeniyetlere ait buluntuların sergilendiği Mardin Müzesi, 1942 yılında kurulmuş. 1995’ten beri faaliyet gösterdiği binası ise 1895 yılında Antakya Patriği Ignatios Behram Banni tarafından Süryani Katolik Patrikhanesi olarak inşa ettirilmiş.
Kırklar Kilisesi

Süryaniler’in Mor Behnam ve kız kardeşi Saro adına 569 yılında inşa ettikleri dini yapı, orijinali 12. yüzyılda camiye dönüştürüldüğü için Kırklar Kilisesi adıyla anılmaya başlanmış. Kilise, adını 3. yüzyılda Hristiyanlar üzerinde büyük baskı kuran Roma İmparatoru Dokios’a isyan etikleri için Sivas’taki bir buz gölüne sürülen ve burada donarak öldükten sonra şehit olarak anılmaya başlanan 40 askerden alıyor.
Dara Mezopotamya Harabeleri

Döneminde bölgenin en görkemli ve en ünlü kenti olan Dara Mezopotamya Harabeleri, Nusaybin yolu üzerindeki Oğuz Köyü’nün sınırları içerisinde yer alıyor. Adını Pers Kralı 3. Dara’dan alan antik kent, M.Ö. 530-570 yılları arasında inşa edilmiş. Roma döneminde de önemini koruyan ve gelişimini sürdüren kentte kazı çalışmaları sonucunda sarnıçlar, kuyular, çarşı, kilise, tiyatro ve askeri amaçlı yapılar gün yüzüne çıkartılmış.
Mardin Evleri

Mardin Evleri’nin en büyük özelliği sıcağı iç kısmına yansıtmaması. Mazı Dağı yamaçlarındaki dar sokaklarda dolaşırken fotoğraflama şansı yakalayacağınız evlerin görkemi, duvarlarına işlenen süslemelerle daha da artırılmış. Taş işçiliğinin görkemine şahit olmak için kente Orta Çağ görünümü kazandıran, geleneksel mimariyle inşa edilmiştir.